Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Eş Anlamlı, Eş Sesli, Yakın ve Zıt Anlamlı Kelimeler

7
zıt anlam
zıt anlam

Eş Sesli Kelimeler (Sesteş Sözcükler)

Yazılışları aynı olduğu hâlde anlamları arasında hiçbir bağlantı, ilgi bulunmayan sözcüklere eş sesli sözcükler yani sesteş sözcükler denir. Şu iki örneğimize bakalım:

Topa vururken elimi çok kötü incittim.

El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış.

(Bu iki örneğe baktığımızda iki örnekte de “el” sözcüğünün kullanıldığını görüyoruz. Ancak birinci cümlede el sözcüğü insana ait bir organ, ikinci cümlede ise “yabancı” anlamında kullanılmıştır. Yazılışları aynı anlamları farklı olduğu için eş sesli sözcüktür diyoruz. )

ÖRNEKLER

“Bu kart hatunun, bu içi dışı pörsük kadının hâlâ piyasa yeri araması beni çıldırtıyor.” – H. E. Adıvar (Kart sözcüğü yaşlı anlamında kullanılmıştır.)

Ona bir giriş kartı çıkaralım da rahat girsin. (Kart sözcüğü basılı kâğıt anlamında kullanılmıştır.)

Bir bardak çay alabilir miyim? (Çay sözcüğü içilecek bir tür sıvı anlamında kullanılmıştır.)

Gençken bu çayda az mı yüzdük? (Nehir, akarsunun küçüğü demektir.)

Ayakkabı bağın çözülmüş; dikkat et, düşme.

Bağ bozumu ne zaman biliyor musunuz?

Sınavdan yüz aldı diye nasıl da seviniyor.

Bu şekilde davranırsan bir daha yüzümü göremezsin.

UYARI 1

Eş sesli sözcükler ile çok anlamlı sözcükleri (mecaz, yan ve terim anlam) birbirine karıştırmamak gerekir. Çok anlamlı sözcükler her ne kadar yazılışları aynı anlamları farklı olsa da aralarında bir benzerlik vardır. Eş sesli iki sözcük arasında hiçbir benzerlik yoktur.

UYARI 2

Şapkalı harfler eş sesli sözcük olarak alınmaz. Örneğin:

Sabahtan beri bekliyorum hâlâ gelen giden yok.

Halamı kahvaltıya çağıralım mı?

(Bu iki örneğe baktığınızda “hala” sözcükleri sesteş sözcük gibi görünebilir fakat sesteş değildir. Çünkü bu iki sözcüğün yazılışı da farklıdır. Şapkalı sözcükler şapkadan dolayı farklı bir sözcük gibi muamele görürler. )

Her yerde kar var.

Bu işte çok kâr var.

(Bu iki örnekteki “kar” ve “kâr” sözcükleri arasında sesteşlik yoktur. Çünkü bu iki sözcük iki ayrı sözcüktür. )

UYARI 3

Sesteş sözcüklerle yapılan söz sanatına “cinas”, kafiyeye “cinaslı kafiye”, aşağıdaki gibi manilere de “cinaslı mani” denir.

Böyle bağlar

Yâr başın böyle bağlar

Gül açmaz bülbül ötmez

Yıkılsın böyle bağlar

Niçin kondun a bülbül

Bağımdaki asmaya

Ben yârimden ayrılmam

Götürseler asmaya

Zıt Anlamlı Sözcükler (Karşıt Kelimeler)

Aynı anlam çerçevesi içerisinde birbirine en uzakta bulunan sözcüklere zıt anlamlı (karşıt anlamlı) sözcükler denir.

İyi – kötü ( Bu iki sözcük birbirinin zıttıdır. Çünkü ikisi de insanı değerdir. Aynı düzlem üzerinde yer alır. Birinin yokluğu diğerini doğurur.

Beyaz – siyah (İkisi de renktir. İkisi birbirinin zıttı yani karşıtı renktir. Renkler arasında karşıt en uç renklerdir. )

ÖRNEKLER

Zıt Anlamlı Sözcüklere Örnekler

Büyük-küçük, ileri-geri, aşağı-yukarı, acı-tatlı, sert-yumuşak, doğru-eğri, doğru-yanlış, büyüklük-küçüklük, üst-alt, iç-dış, var-yok, açık-kapalı, açık-koyu, vb.

UYARI 1

Dikkat ederseniz yukarıda yazdığım örneklerde “doğru” ve “açık” sözcüklerini koyu renkte yazdım. Bu sözcüklerin iki farklı zıt sözcükleri bulunuyor. Çünkü zıtlık yani karşıtlık sözcüğün cümlede kazandığı anlama göre değişebilir. Hemen aşağıdaki örneğimize bakalım:

Dikkat edersen oradaki ağaç doğru durmuyor. (Zıttı “eğri” sözcüğüdür.)

Benimle lütfen doğruları konuş. (Zıttı “yalan” sözcüğüdür.)

UYARI 2

Bir eylemin olumsuzu onun zıttı değil olumsuzudur.

“Gelmek” sözcüğünün zıttı “gelmemek” değil, “gitmek”tir.

Eş Anlamlı Sözcükler (Anlamdaş Kelimeler)

Aynı varlığı, düşünceyi, davranışı karşılayan sözcüklerdir. Tek başlarına veya cümle içerisinde birbirilerinin yerine koyulduğunda anlamda değişme olmaz.

Eş anlamlılık genellikle yabancı dillerden dilimize girmiş sözcükler ile bizim dilimizdeki sözcükler arasında olur.

Siyah-kara, al-kırmızı, öğrenci-talebe, okul-mektep, öğretmen-muallim, bencil-egoist, deniz-derya gibi.

Eş anlamlılık bazen de kökeni Türkçe iki sözcük arasında olabilir.

İşitmek-duymak, yollamak-göndermek, küçük-ufak gibi.

UYARI

İki sözcüğün anlamdaş sayılabilmesi için aynı cümlede birbirinin yerine kullanılabilir olması gerekiyor.

Kara en sevdiğim renktir.

Yüz karası bir insansın sen.

Bu örneklere baktığımızda birinci cümledeki “kara” sözcüğü renk anlamında kullanılmış; ikinci cümlede ise deyim içerisinde olumsuz bir anlamda kullanılmış. Birinci cümledeki “kara” sözcüğünün yerine “siyah” sözcüğünü kullanabilirken ikinci cümledeki “kara” sözcüğünün yerine “siyah” ı kullanamayız.  Demek ki, bir sözcüğün eş anlamlısı cümlede kazandığı anlama göre değişebilir. 

 

Yakın Anlamlı Sözcükler

Aynı anlamı taşıyor gibi görünen fakat temelde aynı anlamı taşımayan sözcüklerdir. Bu sözcükler birbirine çok yakın anlam taşırlar.

Çekingen – korkak: Bu iki sözcük birbirinin yerine kullanılmaz. İkisi de bir benzer duyguları ifade eder, bir şeyi yapmak istemeyen anlamı taşır. Fakat korkaklık çekingenlikten daha ileri boyuttadır.

Yalan – yanlış: İkisi de kötü bir şeydir. Doğru olmayan şeydir. Her ne kadar aynı anlamı taşıyor gibi gözükse de birbirinden farklı anlamlar taşır.

UYARI

Yakın anlamlı sözcüklerin birbirinin yerine kullanması “yanlış sözcük kullanımı” başlığıyla bir anlatım bozukluğu oluşturur.

Resim – fotoğraf: Birbirinin yerine yanlış bir şekilde en çok kullanılan iki sözcük resim ve fotoğraf sözcüğüdür. Bu ikisini birbirinin yerine kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar. Çünkü, resim çizilirken fotoğraf çekilir.

Yakın anlamlı diğer sözcükler: kırılmak-darılmak, uğraş-didinmek, azımsamak-küçümsemek, mutluluk-sevinç, istemek-dilemek gibi.

Gerçek, Yan, Mecaz ve Terim Anlam

6
gercek yan mecaz terim anlam
gercek yan mecaz terim anlam

Sözcükte anlam özellikleri konumuzda gerçek (temel) anlam, yan anlam, mecaz anlam ve terim anlam kavramlarına örnekleri ile birlikte değineceğiz.

GERÇEK ( TEMEL ) ANLAM

Gerçek anlamla ilgili farklı kaynaklarda çokça tanım bulunmaktadır. En geçerli olanı da, sözcüğün ilk veya asıl anlamıdır. Dilin kullanılmaya başladığı ilk dönemden bu yana insan hayatında var olan veya çeşitli yapım ekleri ile türetilen kelimelerdir. Hiçbir şekilde bir benzetme ilgili ile veya aktarma yolu ile oluşmamıştır. Düşüncelerle, eşyayla, insanla veya tabiatla doğrudan ilgili kelimelerdir. Genelde sözcüğün akla ilk gelen anlamıdır. Bazı kaynaklarda ilk anlam veya başat anlam şeklinde de karşımıza çıkar. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

gerçek anlam

ÖRNEKLER

Sıcakta bu kadar durursan burnun kanar tabii.

Konuşurken elini ve kolunu biraz rahat bırak.

Bu kırdığın kaçıncı bardak?

Bu dolabın içi neden boş?

Benimle konuşurken yüzüme bak.

Su güneşin altında bekleye bekleye epey ısınmış.

Yemek çok sıcak, soğumasını bekle.

Kâğıdın kenarı çok keskin, elini kesmesin dikkat et.

Bu yatak çok sert, belimizi ağrıtır.

Şekeri fazla mı koydun, çok tatlı olmuş.

Yemeğe biraz acı koyar mısın?

Bu havada bu elbiseler kurumaz ki.

Oğlum, kolumdan tutup çekiştirmeyi bırak.

Yemek yerken ağzı kapatmak bir görgü meselesidir.

Bu ayakkabı ayağıma vuruyor.

Onun çok güzel gözleri vardı.

Dirseğimde ilginç bir yara çıktı.

Soğukta hemen boğazlarım ağrıyor.

(Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler gerçek anlamda kullanılmıştır.)

YAN ANLAM

yan anlam

Bir sözcüğün ilk anlamından çok uzaklaşmadan kazandığı yeni anlamdır. Sözcük ilk anlamına bir benzerlik ilgili ile veya çağrışım yapacak şekilde bağlı olmalıdır. Sözcüğün ilk anlamını çağrıştırmalıdır. Genelde insandan doğaya aktarım şeklinde karşımıza çıkar. Ayrıca bir sözcüğün birden çok yan anlamı olabilir. Aşağıdaki örneklere göz atalım:

Ayakkabının burnu sence de çok sivri değil mi? (Burada “burun” sözcüğüne dikkat edelim. Burun dediğimiz zaman akla ilk insana ait bir organ geliyor. İnsana ait bir organ olan burun kafaya bağlı, sivri yapısıyla bilinir. Ayakkabının burnu da ayakkabının gövdesine bağlı en sivri bölümdür. Yani kelimenin ilk anlamı ile bir benzerlik ilgilisi vardır. İşte “burun” sözcüğü bu yolla yan anlam kazanmıştır. )

Türkiye’nin en kuzeyinde Sinop Burnu vardır. (Bu örnekte de burun sözcüğünün kazandığı yeni bir yan anlam görüyoruz. Sinop Burnu şekil olarak sivri bir yapıya sahiptir ve insan organı olan burna şekil yönünden benzeyerek yeni bir yan anlam kazanmıştır.  Unutmayalım ki bir sözcüğün birden çok yan anlamı olabilir.  )

ÖRNEKLER

Makinenin kolu bozulmuş.

Kapının kolu kırıldığı için yenisini taktık.

Ev denize bakıyor. (Ev yön olarak denize cephe olduğu için “bakmak” sözcüğü yan anlamda kullanılmıştır.)

Eline biraz para sıkıştırıp savmış başından.

Yol ağzında inebilir miyim?

Çanta ağzına kadar parayla doluydu.

Masanın ayaklarındaki vidalar gevşemiş.

Lavabonun altına dirsek almaya gidiyorum.

Senin için henüz boş bir kadromuz yok.

Bakın çocuklar, İstanbul Boğazı’ndan geçiyoruz.

Yukarıda koyu yazılmış örnekleryan anlamörnekleridir.

 

MECAZ ANLAM

Sözcüğün ilk anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır mecaz anlam. Sözcük ilk anlamından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanmıştır. Mecaz anlamlı sözcükler genelde “akla yatmayan, akıl dışı” sözcüklerden oluşur. Küçük bir çocuğa mecaz anlamlı sözcükleri söylerseniz soyut düşünme kabiliyeti gelişmediği için size gülecektir.

mecaz anlam

Mecaz anlamlı sözcük cümlede başka bir sözcük yerine kullanılır. Bu sebeple mecaz anlamlı sözcüğü çıkarıp yerine farklı bir kelime koyabilirsiniz. Örneklere göz atalım:

Bu boş sözlerle beni kandıramazsın. (“Boş” sözcüğü ile “gereksiz, anlam taşımayan, yersiz” denmek istenmiştir. “Boş” sözcüğüne yeni bir anlam kazandırılmak istenmiştir.

Bizim işlere de kol atmış. (“Kol” sözcüğü tek başına kullanıldığında insana ait bir organın adıdır. Yani gerçek anlamlıdır. Fakat burada “kol atmak” şeklinde deyimleşerek kullanılmış. Yani ilk anlamından tamamen uzaklaşarak mecazlaşmıştır.)

ÖRNEKLER

O kadar kibirli ki burnundan kıl aldırmıyor. (kibirli anlamında)

İşe alacağın adama dikkat et, eli uzun biri olması. (hırsız anlamında)

Onun ağzı iyi laf yapar, benden söylemesi. (güzel söz söyleyen anlamında)

Söylediğin sözler boğazımda düğümlendi. (ağlamak isterken ağlayamamak)

Bana çok sert davranıyor. (incitici davranmak)

Bırak bu ayakları kardeş. (bahane bulmak)

Bu davranışınla gözümden düştün. (itibarını kaybetmek)

Söylediği sözler bana çok ağır geldi. (üzücü gelmek)

Beni kırdığın için benden özür dilemelisin. (incitmek)

Çok sıcak kanlı bir adamdı. (samimi anlamında)

(Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler mecaz anlamda kullanılmıştır.)

UYARI
Gerçek, temel ve yan anlam bazı kaynaklarda farklı kategorilendirilmektedir. Örneğin temel ve yan anlamı birlikte gerçek anlam olarak saymakta, mecaz anlamı ise ayrı ele almaktadır. Bizim sınıflandırmamıza göre ise gerçek anlam ve temel anlam aynı anlama gelir.

TERİM ANLAM

terim anlam

Bir zümreye; meslek grubuna, spor dalına, iş alanına vs. ait özel sözcüklerdir. Bu sözcüklerin bazıları sadece terim anlamda kullanılırken bazıları da kimi zaman terim anlamda kimi zaman gerçek, mecaz ve yan anlamda kullanılabilir. Şimdi örneklere göz atalım:

Bu şiirin ölçüsü 7’li hece ölçüsüdür. (“Ölçü” sözcüğü edebiyat alanına ait terim anlamda kullanılmıştır.)

Ölçü birimlerimiz Cumhuriyetle birlikte değişmiştir. (“Ölçü” sözcüğü gerçek anlamda kullanılmıştır.)

Bu sefer ölçüyü gerçekten kaçırdı. (“Ölçü” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. )

ÖRNEKLER

Ölçü, şiir, uyak, kafiye, redif, mecaz, aliterasyon, kinaye… (Edebiyat terimleri)

Üçgen, açı, kenarortay, dikdörtgen, kare, prizma… (Geometri terimleri)

Skeç, tekst, metin, rol, dekor, suflör, perde, oyun, provs… (Tiyatro terimleri)

Hukuk, hakim, mahkum, adalet, celse, dava, beraat, müebbet, hapis… (Hukuk terimleri)

Doktor, hasta, eks olmak, steteskop, kalp, acil… (Tıp terimleri)

UYARI
Bir sözcüğün terim anlamda kullanılıp kullanılmadığını anlamak için cümledeki anlamına mutlaka bakın ve ona göre karar verin.
Üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir. (Terim anlamda)

Bu olaya bakış açınızı değiştirmelisiniz. ( Yan anlamda)

YGS Türkçe Sözcükte Anlam Çıkmış Soru Analizi

Biliyorsunuz sözcükte anlam konusu müfredatımızda “Sözcükte ve söz öbeğinde anlam” başlığıyla geçer. Bu sebeple YGS Türkçede ve LYS Edebiyatta ve diğer sınavlarda çıkacak sorularda sözcük ve söz öbeği şeklinde karşımıza gelecektir. Şimdi gelebilecek soru kalıplarına bakalım:

– Bu parçada “……………………” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

– Parçada geçen “………………….” sözüyle sanatçıya ait hangi özellik belirtilmek istenmiştir?

– Parçada geçen altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

– Aşağıda verilen cümlelerden hangisi ayraç () içindeki anlamını karşılamamaktadır?

– Boş bırakılan yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilmelidir?

– Yukarıda verilen sözle aşağıdaki kavramlardan hangisi ilişkilidir/ ilişkilendirilemez?

– Numaralı cümlelerin hangisinde/altı çizili söz öbeklerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

– Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre hangisi getirilmelidir?

 

Şimdi Sıra Sizde

Aşağıda altı çizili kelimelerin gerçek, yan, mecaz veya terim anlamdan hangisiyle kullanıldığını bulun.

SorularÇözümler

Bu akşam sinemaya gidelim mi?

Film çevirmeyi bırak da doğruları anlat.

Sözcükte anlam Türkçenin en önemli konusudur.

Pantolonumun paçasını yaptırmak için terzi arıyorum.

Bu işi eline yüzüne bulaştırmadan hallet.

Başarı herkese göre değişir.

Dolabın gözünden telefonu getirir misin?

Sinemaya = Gerçek anlam
Film = Mecaz Anlam
Paçasını = Gerçek anlam
Eline yüzüne = Mecaz anlam
Başarı = Gerçek anlam
Gözünden = Yan anlam

Sözcükte Anlam

1

Sözcükte anlam konusu Türkçenin belki de en önemli konusudur. Hem YGS Türkçede hem ÖSYM’nin hazırladığı tüm sınavlarda 3-4 adet soru ile karşımıza çıkması bakımından hem cümlede ve paragrafta anlam konusuna temel olması bakımından hem de Türkçenin mantığını kavrama bakımından önemli bir konudur.

Geçmiş yıllarda çıkan sorulara baktığımızda ÖSS’de, YGS’de ve LYS’de sözcükte anlam konusundan mutlaka soru bulunmuş, sorulmadığı yıl hiç olmamıştır. Bu sebeple tüm YGS Türkçe hazırlık kitapları anlam bilgisi bölümünde ilk olarak sözcükte anlam konusu ile konu anlatımına başlar.

Bizim de konu anlatımı sıramız öğrenme mantığınıza uygun olarak hazırlanmıştır. Bu sebeple eğer YGS Türkçeyi tam anlamıyla öğrenmek istiyorum, hiç soru kaçırmak istemiyorum diyorsanız lütfen [highlight] konu atlamadan, sırası ile öğrenin.[/highlight]Konu sıramız içindekiler bölümünde yer almaktadır.

Sözcükte Anlam ve Kavram (Kelimede Anlam ve Kavram)

Sözcükte anlam konusu bazı kaynaklarda “kelimede anlam ve kavram” şeklinde karşımıza çıkar. Bu sizi yanıltmasın. “Sözcük” ve “kelime” kavramları eş anlamlı iki kelimedir ve aynı anlamda kullanılmaktadır. Her ikisi de sözlüğümüzde vardır ve aynı anlamları ifade eder. Ancak biz anlaşılmasının kolay olması açısından “sözcük” ismini daha münasip görüyoruz.

Dilimizde kullandığımız sözcükler zaman içerisinde kullanımlarına bağlı olarak kimi zaman genişleyerek kimi zaman da daralarak değişmektedir. Örneğin “oğul” sözcüğü Türkçenin en eski yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları’nda “evlat, çocuk” anlamına geliyordu. Bugün ise sadece “erkek çocuk” için “oğul” kelimesi kullanılmaktadır.

 Aşağıdaki iki cümleyi inceleyelim: 

Bugün kalbimi çok kırdığının farkında değil misin? (İncitmek anlamında)

Bugün kırdığın beşinci bardak. (Parçalamak anlamında)

Bu iki cümleye baktığımızda iki farklı anlamda kullanılan “kırmak” eylemini göreceksiniz. Dikkat ederseniz “kırmak” sözcüğü zaman içerisinde farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılmıştır. Burada çok anlamlılık kavramına değinelim.

Çok anlamlılık

Dildeki kelimelerin çeşitli anlam değişmeleri, benzetmeler, mecazlar, deyiş aktarmaları vs. yolu ile farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılması ile çok anlamlılık ortaya çıkar. Yukarıda verdiğimiz “kırmak” sözcüğü buna örnektir. Yazılışları aynı olan “kırmak” kelimeleri farklı anlamlarda kullanılmıştır. Bu da çok anlamlılık demektir.

Tüm bu örneklerden sonra görüyoruz ki, sözcükte anlam ünitesinde kelimelerin (sözcük) kazandıkları yeni anlamları, bu yeni anlamları nasıl kazandığını, kelimelerin özel anlamlarını vs. tek tek ele alacağız. Aşağıda içeriğimizi tablo halinde göreceksiniz.

UYARI
Uyarı: Tabloda başlıkların kolay anlaşılması için bölümlere ayrılmıştır.  Hangi konunun hangi başlık altında olduğunun bir önemi yoktur.  YGS’de karşınıza genelde direkt olarak konu ile alakalı sorular gelecektir. Örneğin,” Hangi sözcük mecaz anlamında kullanılmıştır?”, “Hangisi terim anlamlıdır?” gibi.