Sözcük Anlamıyla İlgili Temel Kavramlar

0
8575
somut soyut karikatür
somut soyut karikatür

Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler

Birbiriyle ilgili bazı kavramları anlatan sözcükler bazen birbirine göre daha dar veya genel anlam taşıyabilir. Bu tarz sözcükler testlerde ve ÖSYM sorularında “özelden genele” veya “genelden özele” sıralama şeklinde karşımıza çıkar.

ÖRNEKLER

mahalle, semt, ilçe, il, bölge, ülke (özelden genele doğru sıralama)

bitki, ağaç, çam, iğne yapraklı çam (genelden özele sıralama)

şiir, edebiyat, sanat (özelden genele sıralama)

Nitel ve Nicel Anlamlı Sözcükler

Nitel Anlam:

Herhangi bir alet ile ölçülemeyen, miktarı tespit edilemeyen, sayılamayan varlıklar için kullanılan bir anlamdır. İyi insan, önemli devlet adamı, saygın kişi gibi.

Nitel anlam sözcüğü aklımıza “Levent, çok nitelikli bir insandı.” örneğinden gelsin. Levent’in nitelikli olmasını ölçebilir misiniz? Hayır. Demek ki “nitel” anlam ölçülemeyen anlamdır.

Nicel Anlam:

Miktarını tespit edebildiğiniz, sayabildiğiniz, değerini biçebildiğiniz varlıklar için kullanılan bir anlamdır. Büyük ev, küçük araba, beş taş, yüz lira, ağır torba, hafif masa gibi.

Sabahları bayat ekmekten tost yaparız. ( Ekmeğin bayat olup olmadığını dokunarak ölçebiliriz. Dolayısıyla nicel anlamlıdır.)

Büyük bir tavşan avladı bugün. (Tavşanın büyüklüğü, küçüklüğünü tespit edebiliriz. Nicel anlam)

Ağır olan poşeti o taşıdı. (Poşetin ağırlığı ölçülebilir. Nicel anlam)

Bizim kızı isteyen çocuk çok ağır birisi. Nerede nasıl davranacağını biliyor. ( Ağırlık burada ölçülebilen bir özellik değildir. Dolayısıyla nitel anlamlıdır.)

Çok terbiyeli bir kız yetiştirmişsin. (Terbiyelilik ölçülemeyeceği için nitel anlamlıdır.

 

Ad Aktarması / Mecaz-ı Mürsel / Düz Değişmece

Bir sözcüğün herhangi bir benzetme amacı güdülmeden bir başka sözcük yerine kullanılmasıdır. Benzerlik dışında bir ilgi ile kurulur. Birkaç farklı şekilde yapılır:

İç – Dış İlişkisi:

Ayaklarını çıkarmadan içeri girme sakın! (Çıkarılacak olan ayak değil ayakkabıdır. Burada ayak söylenerek ayakkabı kastediliyor. İç dış ilişkisi sebebiyle ad aktarması yani mecaz-ı mürsel vardır. )

O tabağın hepsi bitecek ona göre. ( Tabak denerek içindeki yemek kastediliyor. İç dış ilişkisi ile ad aktarması vardır. )

Bey, sobayı yak da ısınalım. (Yanacak olan soba değil içindeki odun ve kömürdür. )

Bu çuvalı da ayıklayalım mı? (Çuval derken içindeki pirinç kastediliyor.)

Parça – Bütün İlişkisi:

Ünlü raket yarın Yozgat’a geliyor. (Raket derken tenisçi kastediliyor.)

Sanki iki göz bizi izliyor. (Göz derken insan kastediliyor.)

Sanatçı – Eser İlişkisi:

Tanpınar okumayı çok severim. (Tanpınar’ın romanları kastediliyor.)

Zeki Müren dinlemeyi çok severim. (Zeki Müren’in şarkılarını)

Yer, Yön, Bölge – İnsan İlişkisi:

Ankara bu konuda çok karamsar düşünüyor. (Ankara’daki meclis)

Sivas bugün kan ağlıyor. (Sivas’ta yaşayan halk.)

Neden – Sonuç İlişkisi:

Çok şükür ki bereket yağıyor. (Yağmurun yağması sonucu ekinlerde bolluk ortaya çıkar bu da bereket sözcüğü ile ilişkilendirilir. Bu sebeple yağmur yağıyor yerine bereket yağıyor sözüyle ad aktarması yapılmıştır.

 

Dolaylama

Bir sözcükle ifade edilecek varlık veya kavramı anlatımı güzel hale getirmek amacıyla birden fazla sözcükle ifade etmektir. Dolaylama örnekleri dilimizde sınırlıdır. Bu sebeple örnekleri birkaç kere tekrar etmeniz çıkabilecek sorularda doğru cevabı hızlı bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır.

ÖRNEKLER

File bekçisi = kaleci

Yavru vatan = Kıbrıs

Hayat arkadaş = eş

Vatan şairi = Namık Kemal

Vatan borcu = askerlik

Beyaz altın = pamuk

Kara elmas = kömür

Ata sporu = güreş

Altın bilezik = meslek

 

Güzel Adlandırma

Söylendiği zaman insanda tiksinti, korku veya olumsuz duygular, düşünceler uyandıracak sözcükleri direkt söylemek yerine güzel bir biçimde farklı sözcüklerle söylemektir.

ÖRNEKLER

İnce hastalık = verem

Dört kolu = tabut

Son yolculuk = ölüm

Görme engelli = kör

Bedensel engelli = sakat

Zihinsel engelli = gerizekalı

Verem = ince hastalık

UYARI

Her güzel adlandırma aynı zamanda bir dolaylama örneğidir. Ancak her dolaylama bir güzel adlandırma örneği değildir.

 

Anlam Aktarmaları (Deyim Aktarması)

İnsandan Doğaya Aktarma

İnsana ait bir özelliğin tabiattaki varlıklara aktarılmasıdır.

Duvarlar bana bir şey anlatmaya çalışıyor. (“Bir şeyler anlatmak” insana ait bir özelliktir. Burada bu işi duvar yaptığı için insandan doğaya aktarma vardır.

Kitap okunmamış yaprakları ile bana sesleniyordu adeta. (“Seslenmek” insana ait bir özelliktir. Kitaba bu özellik yüklenmiş ve insandan doğaya aktarma yapılmıştır.)

UYARI

İnsandan doğaya aktarım edebi sanatlardan “TEŞHİS” sanatının ve bazen de “İNTAK” sanatının karşılığıdır. Ayrıca şöyle de bir kuralımız vardır: “Kişileştirmenin olduğu her yerde kapalı istiare vardır.” Bu kurala göre insandan doğaya aktarmanın olduğu her yerde kapalı istiare (eğretileme) sanatı da vardır.

Bulutların keyfi kaçmış gibi görünüyor.

Sandalyede horon tepiyor havası var.

Doğadan İnsana Aktarma

Tabiata, canlı-cansız varlıklara ait bir özelliğin insana aktarılmasıdır. Yani bir üstteki aktarmanın tam tersidir.

Bana çok soğuk davranıyor. (Soğukluk tabiata ait bir özelliktir. Burada insana ait bir özellik gibi kullandığı için doğadan insana aktarma vardır.)

Çok olgun bir beyefendi, bana da çok kibar davranıyor. (Olgunluk meyvelere ait bir özelliktir. Burada insanın bir özelliği olarak kullanılmış ve doğadan insana aktarma yapılmış.

Sert bakışları ile beni sindireceğini zannediyor ama yanılıyor. (Sertlik tabiata ait bir özelliktir. Burada insana ait bir özellikmiş gibi kullanmıştır.)

Doğadan Doğaya Aktarma

Burada da doğaya ait bir özelliğin yine doğadaki bir başka varlıkta kullanılmasıdır.

Kargaburnu, köpek balığı, büyük ayı yıldızı, kuş burnu. (Buradaki örneklere baktığımızda hepsinde tabiata ait iki varlığın özeliğini bir arada kullanmış.)

Duyular Arası Aktarım

İnsanın bir duyusuna ait özelliğin başka bir duyusuna aktarılmasıdır.

Sokaktan acı bir fren sesi duyuldu. (Burada fren sesi derken duyma organı devreye girer. Ancak fren sesinin acı olması ile birlikte tatma duyusuna ait bir özelliğin işitme duyusuna aktarıldığını görebiliriz.)

Mutfaktan keskin bir koku geliyordu. ( Keskinlik dokunma duyusuna aittir ancak burada kokuya yüklenmiş. Yani dokunma duyusu ile koklama duyusu arasında aktarım yapılmış. )

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.